BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE MİKROBİYOTA - Organik Annem - Organik Annem

Organik Annem

Kültürel Miras Taşıyıcısı

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE MİKROBİYOTA

Ana Sayfa » Blog » BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE MİKROBİYOTA
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE MİKROBİYOTA

0 Kişinin Defterine Ekli

10 Kişi Okumuş

Tarifi Favorilere Ekle

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ (İMMÜN SİTEM)

Ülkemizde en çok konuşulan, en çok söz edilen bir kavram bağışıklık sistemi. Her gün bir şekilde mutlaka duyarsınız ”bağışıklık ” kelimesini. Sonra sıralanır, bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için beslenme önerileri yapılır. Doğru bir beslenme önerilerinin hepsi bağışıklık sistemini güçlendirir. Peki nerede bu bağışıklık sistemi? Beslenme ile alakası nedir, nasıl çalışır, ne zaman aktif olur v.s. Bir çok soru cevabını arar…

Bağışıklık sistemi tıp tanımı ile immün sistem, hastalıklara karşı direnç sağlayan bir sistem. Modern tıp, bağışıklık sistemi ile ilgili metabolizmanın çeşitli bölgelerini ve alanlarını açıklar. Vücudun giriş bölgeleri , mast hücreleri, alyuvar hücreleri, L ve T lenfositleri, antikorlar, fagosit denilen doğal katil hücreler, timüsteki var olduğu söylenen maddeler vs.

İşte bütün bunlar körlerin FİL’i tarif etmeleri gibi. Neresini ele alırsa oraya fil budur deniliyor. Bütünsel bakış eksikliği taşıyan , birbirleri ile ilişkileri tanımlayamayan, her birinin etkilerini farklı farklı açıklamaya çalışan bir görüş!

Modern Tıp bağışıklık sistemi konusunda net açıklamalar ve detaylar sunamıyor. Otoimmün hastalıklarda görülüyor ki ”antikorlar sebebi bilinmeyen bir biçimde saldırıya geçmişler” denilir ve nokta koyulur. Noktadan sonrası yoktur. Suçlu bulunmuştur. Antikorlar suçludur ve yok edilmeleri gerekir. İşte bu nedenle kortizonlu ilaçlar ile bağışıklık sisteminin yeniden düzenli hale gelmesini değil, bağışıklık sisteminin daha çok çökmesinin sebebi olacak girişimlerde bulunurlar .

Kortizonlar ile metabolizma iyice yerle bir edilir . Modern Tıp der ki; otoimmün hastalıklar ömür boyu tedavi edilemez.

YENİ BİR ORGAN BULUNDU: MİKROBİYOTA!

2000 li yıllarda ilk defa bu tanım ile karşılaşınca modern tıp ezberlerinin hepsi sarsılmıştı . Bağırsaklarda trilyonlarca canlı  mikroorganizmalardan oluşan bir organdan bahsediliyordu. Mikrobiolojik bir organ. Bağışıklık sisteminin % 90 ‘ının bağırsaklarda olduğu, hatta bağırsaklara 2. beyin kavramı ile yeni bir tanım veriliyordu. Hatta bu mikroorganizmaların yaptıkları işlerden bahsedildiğinde karşımıza bütün metabolizmanın merkezi gibi bir tanımlama ortaya çıkıyor . Bağırsaklar ile beslenmenin ilişkisi iç içe birbirini tamamlayan kavramlar bütünselliği taşıyor . Yediğimiz içtiğimiz bütün gıdalar , ağzımızdan giren her şey olumlu veya olumsuz olarak mide ve bağırsaklara ulaştığında ya bizi sağlıklı yapıyor ya da sağlıksız .
Bağışıklık sisteminin kurucusu olarak probiotik bakteriler ilan edildiğinde işte tam da o zaman her şey değişti.

Yani yenilen , içilen tüm besinlerin probiotikler yönünden bir yönü anlatılmaz ise bağışıklık sistemi tam olarak açıklanamaz, açıklanamıyor.
Bağışıklık sistemi zayıfladığında veya çöktüğünde ortaya çıkan hastalıklara baktığımızda bunun probiotikler azaldığı için başladığını bildiğimizde tam şimdi her şeyi en baştan yeniden tanımlamak gerekiyor.

Şimdi yolun başındayız …
Modern Tıp kendi ezberlerinden kurtulabilecek mi?
Bağışıklık sistemi derinliklerinde probiotiklerin rolünü ortaya koyabilecek mi ?

Modern Tıp şimdiye kadar ilaç döngüsü ile yol alırken şimdi beslenme , özellikle probiotik bakteriler prebiotik lifler ile beslenme terapileri konusunda neler diyecek ?

Modern Tıp ticari olarak dev bütçeli kazançlarından vazgeçebilir mi?
Koruyucu sağlık anlamında bağışıklık sisteminin güçlü hale getirilmesi ile hastalıkların önlenebileceği gerçeği karşısında o tatlı karlarından vazgeçebilecek mi ?
Sistemden beslenenler , sistemi değiştirecek kadar cesarete ve bilince sahip olabilirler mi ?

Probiotik gerçeği artık herkesin önünde duruyor . Bu gerçeği anlamak ve kavramak için yeni bir dönemin eşiğindeyiz

Şunu artık çok iyi anlamalıyız, besinlerden bahsederken eğer probiotikler ile ilişkisi açıklanamayan bir bilgi her zaman eksik bir bilgidir. Probiotiklerden bahsederken fermentasyondaki rolleri, gıdayı değiştiren ve dönüştüren rollerini anlamayan hiç bir görüş doğru ve tam olmayacaktır.

Bağışıklık denince önce probiotikler
Besinler denilince önce probiotikler
Gıdalar denilince önce probiotikler

ile ilişkileri mutlaka ama mutlaka açıklanmalı ve bağları ortaya konulmalıdır. Bunu anlamayan, bu ilişkiyi kavramayanların söyledikleri hiç bir anlam taşımayacaktır .

Haydar Yılmaz
Doğadan Bizim Maya
Probiotik Mutfak Kurucusu

Ziyaretçi Yorumları

Bu tarif hakkındaki ziyaretçi yorumları

Adınız - Soyadınız

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Çok Okunan TariflerSitemizde en çok okunan yemek tarifleri

Geçmişten Öğren, Geleceğe Hazırlan...

Tüm Hakları Saklıdır - 2020

Reklam Engelleyici Kullananlar İçin Uyarı

Sitemize destek olmak adına Lütfen Reklam Engelleyicinizi kapatın. Teşekkürler.